Alman kökenli prestij markalarının belki de en ciddi alternatifi İsveç doğumlu Volvo. Zamanında dünyayı haraca bağlamış Vikinglere yaraşır, çoğunlukla büyük ve sağlam arabaların uzmanı olan Volvo şimdilerde daha kompakt, daha SUV ve daha elektrik odaklı ilerliyor diyebiliriz.
80’lerin o kalın saclı, dev tamponlu, kurşun geçirmez Volvo’ları kollektif bilinçaltımıza öyle bir işlemiş ki konserve Volvo görsek, fasülyeler güvende diye huzur bulacağız.
Ama zaman değişti, tek tip müşteri kitlesiyle dükkanın dönmediği anlaşıldı ve Volvo gündelik tank üretiminin yanına daha light modeller de eklemek zorunda kaldı. Bu da yetmedi, bu İsveç devi dünyanın uzak köşeleriyle, farklı alanlarda (finansman, platform, motor) güçlerini birleştirdi.
Gel zaman, git zaman, Volvo'yu 1999'da renklerine bağlayan Ford, ekonomik krizin de zorlamasıyla, elindeki hisseleri Çinli otomotiv devi Geely'ye satmasın mı!
İsveç halkı meşhur station modellerin bagajında "Take a chance, take a chance, take a chance on me…" diye dua ederken S60, XC60 ve yenilenen XC90’ıyla Volvo, taze ve güçlü bir umuda dönüş yaptı.
Uzun zaman sanki pek de istemeden bulunduğu kompakt sınıfta oyuna soktuğu V40 ile de –mış gibi yapmanın ötesine geçti Volvo. Lakin SUV hüküm sürdüğü bir devirde onun da ömrü uzun olmadı.
S90'dan başlayıp 2018'de "Yılın Arabası" seçilen XC40 ile devam etmekte olan hamleleriyle Volvo, hem özünü korudu hem prestijli markalar arasındaki gelecekteki yerini sağlamlaştırdı. 2020 ve sonrasında gittikçe ivmelenen bir eğilimle 20307da tüm modellerinin elektriklenmesi de hedefler arasında.
Gelecek demişken, Volvo'nun fütürist girişimlerinden ikisi 2018'de manşetlerdeydi. Biri tamamen elektrikli performans araçlarının bağımsız markasına dönüşen "Polestar".
Diğeri ve belki daha ilginci, abonelik-sahiplik arası karma sistemiyle yeni tür bir araç sahipliğinin öncü adımlarını atan Geely&Volvo ortak yapımı Lynk&Co. Çin'in Volvo'nun en büyük pazarı olduğunu düşününce, Dünyalılar bu yeniliğe alışana kadar Lynk&Co'nun kaynak sıkıntısı yaşamayacağını hissediyoruz.
İkisinin de güzel ve havalı haberlerinde buluşucağımızı tahmin etmek de zor değil.
Tersine globalizasyonun faydaları!