İngiliz işçi sınıfının efsane arabası Mini, artık paralı zümrenin Mini'si ama sempatik cazibesini koruyor. Gerçi Countryman’di, 5 kapıydı (bagaj + 4 kapı) derken, "mini"likten yavaş yavaş çıkmaya başladı Mini modelleri.
Ama devir kötü, hayat acımasız. “Bagajı küçük, annem arkaya sığmıyo” diye şikâyet edip edip, sonra da Mini’ler büyüyünce mızmızlanmak olmaz.
Güncel Mini modelleri sempatik olmakla kalmıyor yetenekliler de. “Çok güzel diil mi!” ile “Vay arkadaş, n'aptın sen o virajı!” cümleleri pekâlâ aynı Mini için söylenebilir. Üstelik malzeme kaliteleri yükseldi, kullanım giderleri düştü. Markayı neredeyse yenilmez yapan da bu karışım zaten.
Seçeceğiniz model (Cooper, Clubman, Countryman… ) ve sonsuz opsiyonlar, almak istediğiniz beygir dozuna, omurganızın ne kadar sarsıntı kaldıracağına ya da bagaja iki poşet daha sığdırmak isteyip istemediğinize bağlı.
BMW kanatları altında ikinci hayatını yaşayan Mini, seçkinlerle aynı okula gitti, Latince, piyano ve karate öğrendi.
Neyse ki hâlâ ağzı bozuk, elleri kirli.