24 Ocak 2021 kaynak: Mercedes-Benz
Yöneticinin elinde ödenmeyen aidatlar listesi sallanırken, "Girişe ortak bir şarj ünitesi şeetsek mi apartmanca?" talebiniz ilk anda pek hoş karşılanmayacaktır muhtemelen. Ama tamamen elektrikli yeni Mercedes EQA'nın 2021'in ilk çeyreğinde Türkiye'de satışa sunulmasının planlandığını söylerseniz, en azından seneye "Ben dediydim" yaparsınız.

Pek çok markanın tersine, elektrikli modellerine sıfırdan bir platform ya da bambaşka bir tasarım geliştirmiyor Mercedes. GLC'nin elektriklisi EQC'den sonra, GLA'nın elektrikli hali de bu bakımdan çok şaşırtmadı.
Elbette Mercedes'in "elektro-estetik" tasarım detayları gözden kaçacak gibi değil... Öncelikle, farlar ve ön ızgaranın bir bütün içindeki tasarımı, karşı açıdan EQA'yı ayrıştırmayı çok kolaylaştırıyor. EQ serisine özgü LED ışık şeridiyle birleşen farlar EQA'nın bir nevi gece imzası.

Farların üst kısmındaki elektrik mavisi çizgiler, tamamen kapalı parlak siyah ön ızgara ve logodan çıkan çift krom çizgi de EQA'ya özel.

Tabii ki aerodinamik tasarımlı altın sarısı jantları, stopların boydan boya LED şıklığı ve tampona inen plakalık gibi, GLA'dan uzaklaşan detayları da unutmuyoruz.

EQ serisine özgü “Rosegold” veya mavi dekorlu alaşım jant seçenekleri 20 inç'e kadar çıkıyor ama standart donanım 18" olacak.

Elektriklerin menzil müsabakasında sürtünme önemli bir kavram malum. Mercedes de 0,28'lik sürtünme katsayısına ulaşmak için, aero jant tasarımlarıyla yetinmeyerek aracın altını neredeyse tamamen kapatmış.
Yollarla tanışacak ilk model olan EQA 250, zemin ve arka koltukların altındaki 66.5 kWs'lik bataryasıyla WLTP normlarına göre 426 km'lik bir menzile sahip. 2.040 kg'a çıkan ağırlığa rağmen hiç fena derece değil hani. 100 kW'lık hızlı şarj noktasında %10'dan %80 doluluğa çıkmak için ise 30 dakika yeterli.

Gücünü ön tekerlere yollayan 190 hp (140 kW) ve 375 Nm'lik elektrik motoruyla 0-100 sprintini 8,9 saniyede tamamlayacak Mercedes EQA. Maksimum hız ise 160 km/s. Satışlar sakinlemeye yakın, 4x4 çekiş ve 500 km'yi aşan menzil, çift motorla 270 beygiri aşan güç seçeneklerini de bam-bam-bam masaya vuracak Mercedes.

Ama şekilde görmüş olduğunuz ilk göz ağrısı Mercedes EQA 250, menzil-performans-maliyet üçgeninde ideal noktada duruyor.
Batarya nedeniyle artan ağırlıkla başa çıkması için süspansiyon sisteminin uyarlandığını ve adaptif amortisörlerin de opsiyon listesinde olduğunu belirtelim. Ama EQC'nin standart süspansiyonları bile hemen tüm rakiplerinden konforlu olduğuna göre EQA'de de bu tarz bir opsiyon ihtiyacı düşük ihtimal bizce.

GLA'yı tanıyan hiç kimse kabine geçtiğinde yabancılık çekmeyecektir. Ama mesela havalandırma çıkışları, koltuklar ve araç anahtarındaki “Rosegold” renkli detaylar ve arkadan şeffaf ambiyans aydınlatmasını yansıtan süslemeler, EQA’nın iç mekânındaki elektrikli karakterini vurguluyor.

MBUX bilgi ve eğlence sisteminin kullanıldığı EQA, tek bir ekran bloğu içinde, donanıma göre 7" ya da 10,25" boyutunda ikişer ekrana sahip. İşletim sisteminde asıl farkı yaratansa, özellikle navigasyon kullanımıyla fark yaratan "Elektrikli zekâ".

Bu elektrikli zekâ, trafik, anlık hava durumu ve coğrafi koşulları dikkate alarak, şarj durumuna göre ideal rotayı belirlemek için epey kafa patlatıyor. Gerekirse en yakın şarj istasyonlarına yönlendirme ve oraya varmadan bataryayı ideal şarj ısısına getirme gibi işlemlerin orkestrasyonu da yine onda.

İç mekânda sayısız opsiyon içinde kaybolacağınıza şüphe yok ama biz bir iki detayla yetinelim... “Edition 1” isimli özel versiyonda mavi detaylı delikli deri koltuklar sunulacak. Elektrikli otomobillere özgü gösterge ekranında ise “Rosegold” ve mavi renk konsepti uygulanmış.
Olanca elektrik cazibesi bir yana, GLA karşısında aleyhine çalışabilecek detaylar 340 litreye düşen bagaj hacmi ve Avrupa'da 50.000 Euro (Almanya 47.000) civarında beklenen açılış fiyatları olabilir.

Tesla ya da yakın zamanda bolca andığımız çılgın ve uygun fiyatlı rakip karşısındaysa biraz daha patlayıcı sosa ihtiyaç duyabilir Mercedes. Bu noktada, yeni bir teknoloji deneyimini yeni bir markayla yaşamanın keyfi ile köklü bir markada yaşamanın güveni arasındaki tercih belirleyici olacak gibi.
Elektrik çağında da yine Almanya ligini mi izleriz, yoksa yepyeni kanallara mı abone oluruz görmek için, 2025 iyi bir tarih gibi duruyor...