03 Eylül 2020 kaynak: HyperionBizi bilirsiniz, arabazzi kalp elektrik ama aslında arabazzi kalp kalp kalp hidrojen yakıt hücresi. Arzu edenler Hyundai Nexo ve Toyota Mirai haberlerimize bir göz gezdirebilir.
Evet, sonuçta ikisi de aynı kapıya çıkıyor. Yani hepsi elektrikli motorla çalışıyor ama biri kendi elektriğini kendi üretiyor. Evet, hidrojen tarafında kurulması gereken büyük bir altyapı söz konusu. Ama hem büyük şirketler hem de ABD, Almanya gibi ülkeler bu işe çaktırmadan 10 milyarlar dolusu bütçeler ayırıyor.
Son örnek ise beynimizi gerçekten havaya uçuracak türden... İsmi "Hyperion XP-1". Her an uçacakmış gibi göründüyse gözünüze - mecazi anlamda uçuyor olmasının yanı sıra - NASA ile ortak projeler üreten bir şirketin eseri oluşu nedeniyle olabilir.

Hidrojen ve güneş enerjisi tüketip su çıkaran bu "hypercar", gerçekten "hyper" değerlere sahip. Ama önce normal bataryalı elektriklilerdeki durumu hatırlayalım...
500 km civarı şehir içi bir menzil, günümüzün en iyi elektrikli otomobillerinin ulaştığı düzey. Hyundai/Kia bazı modelleriyle lider, Tesla çok daha yüksek performansla yakın dereceler yapıyor, VW grubu ve diğerleri farkı kapatmaya çalışıyor.
Ama bu çılgın şey... Bu Hyperion XP-1, karbon fiber tanklarıma tek seferde aldığım hidrojenle 1.635 km yol giderim diyor! Hem de 2.2 saniyede 0-100 yaparaktan, azami 356 km/s hıza çıkaraktan... Hey dostum, sen neden bahsediyorsun!!!

Titanyum - karbon fiber karması gövde sayesinde sadece 1.032 kg ağırlığında (En hafif Opel Corsa 1.055 kg) Hyperion XP-1! Klasik lityum iyon batarya yerine hidrojen yakıt hücrelerinden gelen enerjiyi süper kapasitörlerde depolama avantajını kullanıyor.
Süper kapasitörlerle yeni tanışmış olsak da çok daha hızlı ve çok daha fazla kereler şarj olma özelliğine sahip olduklarını söyleyelim şimdilik. Uzun süre yüksek performanslı kullanımlarda bile ısıdan etkilenmeyip verimliliklerini hiç kaybetmemeleri de cabası.

Lakin, bu süper kapasitörlerin kaç elektrik motorunu beslediği ya da XP-1'in beygir gücü konusunda tüm ısrarlarımıza rağmen bir açıklama yapmadı hınzır uzay kaşifleri. Ender bilgiler arasına 3 ileri şanzıman ve 4 tekerden çekiş sistemini de ekleyebiliriz.
Bir diğer ilginçlikse, kapıların altından tavana doğru yükselen kanatların aerodinamik desteğin yanında güneş enerjisini depolayan panellerle kaplı olması. Her biri güneşin açısına göre yön değiştiren hareketli hücrelerden oluşan bu panellerin seri üretim versiyonda olacağı şüpheli.

Hidrojen dolum istasyonlarını ABD çapında çoğaltma gibi bir ihtirasa sahip şirketin CEO'su Angelo Kafantaris "Uzay ve havacılık mühendisleri hidrojenin rakipsiz nimetlerini keşfedeli çok oldu. Şimdi sıra otomobillerin deposunu bu güzel elementle doldurma zamanı" minvalinde bir açıklama yapmış. Tamamen aynı fikirdeyiz Angelo, aynen devam...

2022'den itibaren toplam sadece 300 adet üretilecek Hyperion XP-1'in fiyatı henüz belli değil. Ama bu nadide hiper otomobilin uzay ve havacılık konseptli bir fiyat etiketinin olması muhtemelen kimseyi şaşırtmayacaktır.